Tarih

Vikipedim içeriğindeki Tarihi Bilgileri bu kategori altında bulabilirsiniz.

Mustafa Kemal askerlik görevinden ne zaman istifa etti?

Mustafa Kemal askerlik görevinden ne zaman istifa etti?

9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa, askerlik görevini hemen bırakmadan önce Eruzum’da bir toplantı esnasında (5 Temmuz 1919).

Kemal’in (Atatürk) askerlikten istifa ettiği gün, yaverleri; Muzaffer Kılıç ve Cevat Abbas Gürer (8 Temmuz 1919)

Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa, Amasya Tamimi adıyla ünlü bu genelgesini yaptıktan sonra Erzurum’a geçmek üzere 27 Haziran 1919′da halkın sevinç gösterileri arasında Sivas’a geldi. Şehirde kaldığı 1 günlük süre içinde, Erzurum Kongresi’ni takiben Sivas’ta yapılacak Kongre için ilgililere gerekli direktifleri vererek Erzurum’a hareket etti. Atatürk, 3 Temmuz 1919 günü Erzurum’a geldi. Mustafa Kemal (Atatürk) Erzurum’a gelişinin nedenini şu sözler ile ifade ediyordu : “Benim Erzurum’a gelişim, bütün milletin ateşten bir çember içine alınmış olduğu bir zamana tesadüf etti. Bütün millet bu çemberin içinden nasıl çıkılacağını düşünmekte idi”. O, Ilıca önlerinde Erzurumlular tarafından coşkun bir şekilde karşılandığı zaman Çukurova da muhacir olarak bulunup Erzurum’a dönen ihtiyar Mevlüt Ağa ile aralarında geçen konuşma, bu ateşten çember içinden mutlaka çıkılması gerektiği fikrini Atatürk’te daha da perçinledi. İhtiyar, fakat dinç Mevlüt Ağa’ya Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa sordu:” – Çukurova gibi verimli bir memleketten niye döndün? Yoksa geçinemedin mi?” Mevlût Ağa derhal cevap verdi: “- Hayır Paşam, geçimimiz çok rahattı. Son günlerde işittim ki İstanbul’daki ırzıkırıklar, bizim Erzurum’u Ermenilere vereceklermiş. Geldim ki göreyim, bu namertler kimin malını kime veriyorlar?”. Bu sözler, milletle beraber, millet için çalışmak üzere Erzurum’ a gelen Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa’yı çok duygulandırmış, gözlerini yaşarmıştı. Etrafındakilere döndü ve : “- Bu milletle neler yapılmaz” der. Mustafa Kemal (Atatürk), Erzurum’a gelişinden 5 gün sonra, 8-9 Temmuz 1919 tarihinde “Sine-i millette bir ferd-i mücahit” olarak çalışmak üzere çok sevdiği askerlik mesleğinden ve görevinden istifa ederek tarihi vazifesini artık milletin bir verdi olarak sürdürme kararı almıştır.

Osmanlı devletinin Almanya yanında savaşa girmesinin nedenleri

Osmanlı devletinin Almanya yanında savaşa girmesinin nedenleri

• Osmanlı Devleti’nin kaybettiği toprakları geri almak istemesi (en önemli sebep)
• Osmanlı Devleti’nin (İttihat ve Terakki Partisi) Almanya’nın savaşı kazanacağına olan inancı.
• İttihat ve Terakki Partisi yöneticilerinin (Enver Paşa, Ziya Paşa) Alman hayranlığı.
• Osmanlı Devleti ve Almanya arasında gizli bir anlaşmanın yapılması.
• Siyasi yalnızlıktan kurtulmak istemesi.
• İngiltere, Fransa ve Rusya’nın Osmanlılara karşı düşmanca politikalar izlemesi.
• Rusya ile aynı tarafta olmanın imkânsızlığı.
• Borçlardan ve kapitülasyonlardan kurtulma isteği.
Almanya’nın Osmanlı Devleti’ni Kendi Yanında Savaşa İstemesinin Sebepleri
• Yeni cepheler açarak ve savaşı daha geniş alanlara yayarak savaş yükünü hafifletmek istemesi.
• Osmanlı Devleti’nin jeopolitik konumundan yararlanmak istemesi.
• Osmanlı Devleti’nin dini gücünden (halifenin gücünden) yararlanarak bütün Müslümanları İtilaf Devletlerine karşı kullanmak istemesi.
• Rusya’ya Boğazlar yoluyla yardımda bulunulmasını engellemek istemesi.
• Osmanlı Devleti’nin insan gücü ve hammadde kaynaklarından yararlanmayı amaçlaması.
• Süveyş Kanalı’nın denetimini ele geçirip İngiltere’nin sömürgeleri ile olan bağlantısını kesmek.
Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girmesi
Akdeniz’de İngilizlerden kaçan iki Alman gemisi (Goben ve Breslav) Osmanlı Devleti’ne sığındılar. Osmanlı Devleti bu iki gemiyi satın aldığını bildirerek İngilizlere vermeyi reddetti. Gemilerin adları Yavuz ve Midilli olarak değiştirildi. Daha sonra bu iki Alman gemisi mürettebatı Türk kıyafetleri girmiş bir şekilde Karadeniz’e açılarak Rus limanlarını (Odessa ve Sivastopol) bombaladı. Bunun üzerine Rusya Osmanlı Devleti’ne savaş açtı. Böylece Osmanlı Devleti bir oldu-bittiyle savaşa girmiş oldu.
Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girmesiyle;
o Savaş geniş bir alana yayıldı.
o Savaşı süresi 2 yıl uzadı.
o Almanya’nın savaştığı cephelerin sayısı azaldı.
o Yeni cepheler açıldı, mevcut cepheler genişledi.
o İtilaf Devletlerinin özellikle Rusya’nın işi zorlaştı.

Padişahlığın kaldırılmasının önemi maddeler halinde

Padişahlığın kaldırılmasının önemi nedir?

  1. Birinci TBMM’nin ilk ve tek inkılabıdır.
  2. Cumhuriyetçilik ilkesi doğrultusunda yapılmış temel inkılaptır.
  3. Cumhuriyete geçiş süresi hızlanmış demokratik bir düzenin kurulmasının önündeki en önemli önem kaldırılmıştır.
  4. Halifelik milli egemenliğe bağlı sembolik bir kurum halin getirilmiştir
  5. Saltanatın 16 Mart 1920 tarihinden itibaren yok sayılması yerine bunu 23 Nisan 1920’ye götürmek daha yerinde olurdu Çünkü ulusal egemenlik ilkesinin uygulanmaya başlamasından itibaren, kişisel egemenlik son ermiştir 16 Mart 1920 tarihinde saltanatın kalkmış sayılması TBMM ile kurulan düzenin asla geçici olmadığını anlatmış bulunuyordu.
  6. TBMM daha yeni halifeyi seçmeden 17 Kasım gecesi Vahdettin, İngiliz donanmasına sığınarak yurt dışına kaçtı Nedeni; Kendisinin İngiltere’ye sığınırken halife sıfatını kullanmış olmasındandır Bunun üzerine TBMM, 18 Kasım’da verdiği bir kararla Vahdettin’in halife olmadığını belirtti 20 Kasım tarihli kararı ile de Osmanlı ailesinden Abdülmecid’i halife seçti Vahdettin bu olaylar sonucunda Malta adsına oradan da Hicaz adsına gitti Daha sonra 65 yaşında iken 1926’da San-Rema’da öldü.

Padişahlığın kaldırılmasının sonuçları maddeler halinde

Padişahlığın kaldırılmasının sonuçları nelerdir?

  1. Milli Egemenliğin gerçekleşmesi yolunda önemli bir adım atıldı Saltanatın kaldırılmasıyla TBMM Hükümeti Türkiye’de yönetimi tek başına ele almıştır. Devletin Laikliği konusunda ilk aşama gerçekleştirildi Bu gelişme ile din ve devlet işleri birbirinden ayrılmıştır.
  2. TBMM’nin açılışından sonra ikinci büyük İnkılap hareketi gerçekleştirilmiştir, Altı yüz yıllık Osmanlı Saltanatı sona erdi Böylece Türkiye’deki iki başlılığın ve iki hükümetin bulunması sona erdi.
  3. Ulusal egemenliğin tam olarak sağlanması için önemli bir adım atıldı Son Osmanlı padişahı VI Mehmet Vahdettin, 17 Kasım 1922’de İngiltere’ye sığınarak ülkeyi terk etti.
  4. TBMM halifeliğinin İngiltere tarafından kullanılmasının engellenmesi amacıyla, Osmanlı hanedanından Abdülmecid Efendiyi halife seçtiğini ilan etti. TBMM’de tartışmalar daha da artarak Meclisin çalışmaları olumsuz yönde etkilendi Bununda etkisiyle, TBMM’nin seçimlere gitmesi hızlandı.
  5. Türkiye’de devlet başkanlığı sorunu ortaya çıktı Bu sorun Cumhuriyetin ilanını hızlandırmış ve devlet başkanlığı sorunu Cumhuriyetin ilanı ile çözümlenmişti.


Web Stats