Lenf Damarları Kaça Ayrılır Vikipedi

Lenf Damarları Kaça Ayrılır Vikipedi – Lenf Damarları Kaç Çeşittir? – Lenf Damarları Hakkında Bilgi

Lenf damarları, lenf adı verilen sıvı, kılcal damarlarla hücreler arasında bağlantı kurar. Sürekli hareket halinde olan lenften hücreler gerekli maddeleri alırlar ve artık maddeleri lenfe bırakırlar. Sonra lenf, giderek birleşip kalınlaşan özel kanallarla (lenf kanalları) toplanır. Lenfi alan ince lenf damarları birleşerek göğüs ve karın boşluğunda yer alan göğüs lenf kanalını oluşturur. Göğüs lenf kanalı, omurga boyunca gider ve içindeki lenfi sol köprücük kemiği altı toplar damarına döker. Baş ve boynun sağ tarafı ile sağ kol ve göğsün yukarı bölümlerinden lenfi toplayan ikinci bir kısa lenf damarı olan büyük lenf kanalı daha vardır. Bu damar da lenfi sağ köprücük altı toplardamarına döker. Lenf için ikinci bir kaynak da, bağırsaklarda sindirimden oluşan sıvıdır.

Bağırsak tümürlerindeki lenf damarları sindirilmiş yağları alarak göğüs lenf kanalına verirler. Bu nedenden ötürü, özellikle fazla yağlı yemekler yenildiğinde, lenfte yağ damlacıkları çok olduğundan, göğüs kanalındaki lenf, süt gibi beyaz olur. Kasların çalışması, solunum hareketleri vb. lenf damarlarına değişik ölçülerde basınç yapar ve bu basınçlar aracılığıyla lenf damarları içindeki lenf ileri doğru süzülür. Lenf damarlarında bulunan kapakçıklar toplardamarlarda olduğu gibi, lenfin geri akmasını engeller.

Lenf damarları, yolları üzerinde bulunan lenf düğümlerine uğrarlar. Bu lenf düğümlerine, lenf bezleri adı da verilebilir. Lenfi getiren küçük birçok lenf damarı lenf düğümünün içine girdiği halde, lenf sıvısı ancak büyük tek bir damarla düğümden çıkar. Lenf düğümlerine gelen lenf, düğümdeki sayısız hücrelerin arasından geçerken içinde bulunan tüm zehirli maddeleri bu hücrelere bırakır. Zehirli maddeleri alan hücreler bunları zararsız bir hale sokar. Böylece lenf düğümleri vücudun filtreleri görevini yapar. Lenf düğümleri zehirli maddeler ve bakterilerin etkisiyle iltihaplanır ve şişer. Koltuk, altında, kasıkta ve boyundaki lenf düğümleri elle dokunulduğu zaman hissedilebilir. Lenf düğümlerinde bulunan lenf hücrelerini üretmek görevi dalağındır. Lenf hücreleri, akyuvarların özel bir şekli sayılabilir. Bazı durumlarda lenf düğümleri şişip patlayarak dışarıya iltihap akıtır.

Dünya’nın Merkezine Yolculuk Kitabının Özeti

Dünya’nın Merkezine Yolculuk Kitabının Özeti – Dünya’nın Merkezine Yolculuk Kitap İncelemesi – Jules Verne Dünya’nın Merkezine Yolculuk Özeti

Axel Lindenbrock, bilim insanı olan amcası Profesör Otto Lindenbrock’la birlikte çalışıyormuş.Birgün amcası Axel’e okuması için bir kitap getirmiş.Axel kitaba bakarken kitabından içinden parşömen kağıt çıkmış.Bu kağıtta şifreli bir yazı varmış.Alex şifreyi çözmüş.

Kağıttaki yazı, dünyanın merkezine giden bir yolu gösteriyormuş.Alex ve amcası çok mutlu olmuşlar.Hemen kratere gidip dünyanın merkezine inmek istemişler.Yolculuk için tartışmışlar.Plan yapmışlar.Yanlarına gerekli herşeyi almışlar.Bir rehberle birlikte yanardağa doğru yola çıkmışlar.Dünyanın merkezine inen krateri bulmuşlar.Sonra iplerle inmeye başlamışlar.Yolda suları bitmiş.Çok susamışlar.Mağaraya girdiklerinde doğal su bulmuşlar.Ölmekten kurtulmuşlar.Axel aşağıya indikçe yanacaklarını düşünüyormuş. Amcası dünyanın yüzeyinde hem çöl var hem buzlar. Neden dünyanın merkezinde de öyle olmasın demiş.Yolda deniz bulmuşlar.Deniz kenarında devasa büyüklükte mantarlar görmüşler.Sık ağaçlı ormanda varmış.Ağaçlar çok değişiklermiş.ilk çağlara ait hayvan kemiklerine rastlamışlar. Denizde balıklar varmış. Axel,amcası ve Hans balık tutup yemişler.Yeryüzünde bu balıkların soyu tükenmiş.Denizde kaplumbağa,balina,yılan ve timsah varmış.Denizden başka canavarlarda çıkmış. Gördükleri herşeyi günlüklerine yazmışlar. Yeterince araştırma yapınca dönmeye karar vermişler. Fakat nereden ve nasıl döneceklerini bilmiyorlarmış. Yol çok tehlikeliymiş.Aşağıda yaklaşık dört beş ay kalmışlar.Aşağıda pusula yönleri tam tersi gösteriyormuş.Yani kuzey yerine güney, doğu yerine batıyı gösteriyormuş.Dünyanın merkezinde insan kafatası bulmuşlar.Dev bir ağaca yaslanmış, üç metre uzunluğunda bir insan görünce çok korkmuşlar. Çok zorlu yolculuktan sonra başka bir mağaradan dışarı çıkmışlar. Axel ölmeden yeryüzüne çıktığı için çok mutlu olmuş. Onlar çıkarken yanardağ patlamış.O patlamayla dışarı çıkmışlar.Lavlar üzerlerine geldiği için kaçarak yanardağdan uzaklaşmışlar.Dünyanın merkezine yaptıkları yolculuk tüm dünyada duyulmuş.Herkes onlara hayran kalmış. Axel amcasının kızıyla evlenmiş. Balayı için yeryüzüne çıktıkları yanardağı görmeye gitmişler

Ucuz Etin Yahnisi Yavan Olur Atasözünün Anlamı

Ucuz Etin Yahnisi Yavan Olur Atasözünün Anlamı – Ucuz Etin Yahnisi Yavan Olur Ne Demek? – Ucuz Etin Yahnisi Yavan Olur Atasözünün Açıklaması

İnsanın ihtiyacı olan mallar, çeşit çeşit olduğu gibi, her çeşidin de kalitesine göre ayrı değerde olanları vardır. Herkes kendi parasına göre bir kalitedeki malı alır, ihtiyacını giderir. Parası az olan ucuzunu arar. Oysa ucuz diye satılan mâlın pahalı mala göre değişik özelliklere sahip olduğunu unutmamak gerekir. Özellikle dayanma süresi kısa olur. Bazen öyle durumlar olur ki ucuz diye aldığımız mal, pahalı maldan daha pahalıya gelir. Sık sık değiştirilme, bakılma gereği duyurur. Bunun için mal alırken ucuzluğuna aldanmamalı, kalitelisini alma yoluna gidilmelidir.

Başına Çorap Örmek Deyiminin Anlamı Nedir?

Başına Çorap Örmek Deyiminin Anlamı Nedir? – Başına Çorap Örmek Ne Demektir? – Başına Çorap Örmek Deyimi Hangi Durumlar İçin Kullanılır?

Bir kimseye, haberi olmadan, kötü duruma sokucu davranışta bulunmak, alt etmek için gizlice plan kurmak.Bir insanın yapmak istediği işi yapmasını engellemek. Bu genellikle planlı ve kasten yapılan bir eylemdir. Birine karşı yapılan olumsuz davranıştır.

Örnek:Onun başına bir çorap örecekler diye korkuyorum.

Ezoterizm Nedir Vikipedi

Ezoterizm Nedir Vikipedi – Ezoterik Nedir Vikipedi – Ezoterizm Ne Demektir? – Ezoterizm Nedir Vikipedi – Ezoterizm Hakkında Bilgi

Ezoterizm, bir konudaki derin bilgilerin ve sırların ehil olmayanlardan gizlenerek, bir üstad tarafından sadece ehil olanlara inisiyasyon yoluyla öğretilmesidir. Ezoterizm bir din veya bir inanç sistemi değildir. Çoğunlukla ezoterik yani ezoterizm ile ilgili veya ezoterizme dair şeklinde kullanılır.

Ezoterizm (içe yönelik anlam/ileti), asıl olarak belirli kişilerin içselliği ile sınırlandırılmış felsefî öğretilerdir. Bu öğretiler herkes tarafından bilinen egzoterik (dışa dönük anlam/ileti) öğretiler değil, tam tersine belirli kişilerin aşamalardan geçerek bilmeye hak kazandığı öğretilerdir. Diğer anlamı ise içsel, tinsel farkındalığa sebep olan, Mistisizm ile eşanlamlı kabul edilen önemli ve kesin bilgilerdir. Ayrıca Ezoterizm geniş, farklı öğreti ve pratik yelpazesine sahip olan bir akımdır.

Etimolojik kökeni

Grekçe “iç, içsel” anlamındaki “esoterikos” sözcüğünden ya da “görüyorum, içsel olan, gizli olan” anlamlarına gelen “eisotheo” sözcüğünden türetilmiştir. Karşıtanlamlısı “egzoterizm”dir.

Gizlilik ve Tedriç İlkelerinin Nedeni Nedir?

Ezoterizme göre, ezoterik bilgiler, yani hakikatler ve sırlar, herkese açıklanmamalı, ancak belli eğitimlerden geçip o bilgileri almaya hak kazanmış, layık olmuş kişilere belirli bir zaman içerisinde derece derece açıklanmalıdır. Kimseye, değerini ve anlamını anlayamayacağı böyle bilgilerin verilmemesi gerektiği gibi, kimseye kaldıramayacağı, taşıyamayacağı bilgi de verilmemelidir. Çünkü taşıyamayacağı bilgi, kişiye bir yarar vermeyeceği gibi, zararlı da olabilir. Bu bilgiler belirli semboller ve alegoriler vasıtasıyla aktarılır.Yüksek bilgiler insanlara anlayış düzeylerine göre ve anlayış düzeylerinin ilerlemesine göre derece derece açılan bir sembolizme bürünmüş şekilde verilir. Bu durum kutsal metinlerde de geçerlidir.

Mistisizm ve Semavi Dinlerde Ezoterizm Hakkında Bilgi

Ezoterizm, sık sık, yanlışlıkla mistisizm ile karıştırılarak dinsel alana sokulmaktadır. Fakat ezoterizm, René Guénon’un belirttiği gibi, ne bir dindir, ne de bir dinin iç kısmıdır. Kaynağını herhangi bir dinden de almaz. Guenon’a göre, buna karşı gösterilebilecek tek istisna, yalnızca, temel dayanak noktalarını İslâmîyet’ten almış olmakla birlikte, mistisizmle karıştırılmaması gereken İslâmî ezoterizmdir. İslâmî ezoterizmde “bâtınî” terimi kullanılır. Yahudi ezoterismine Kabbala denir. Ancak, Kabbala inisiyasyon içermediği için ezoterik değildir. Budizm dininin ezoterik yorumuna ise Vajrayana denir. Bunun dışında Hristiyanlıkta da tarihte ezoterik yorumlar görülmüştür. Bunların arasında Behmenizm, Katharizm gibi mezhepler zikredilebilir.

Ezoterizm Sözcük Anlamı Nedir?

“Ezoterik” sıfatının kullanımı antik çağlara kadar uzanmaktadır. Bu kavrama ilk olarak M.S 2.yy.da Samasota von Lukian tarafından yazılan Aristoteles felsefesinin ezoterik ve egzoterik olarak ele alındığı hicivsel eserlerde rastlanılmıştır. Alexandria von Clemens de bu bağlamda ilk olarak “gizli tutma” kavramını kullanmıştır. Çok benzer bir anlayışla Romalı Hippolyt ile Chalkis’li İmablichos, Pisagor öğrencilerinin arasında egzoterik ile ezoterik olanları birbirinden ayırarak ezoterik olanların daha dar bir çemberde, seçici bir kurul içinde olduğunu ve belirli öğretileri ayrıcalıklı olarak dinlediklerini belirtmiştir. Yine Antik Çağlarda kullanılan bir başka anlamı da Platon felsefesini ve mistiğini anlamaya yönelik olan içsel bilgidir. Ezoterik kavramı, benzer ya da farklı anlamlarla ilerleyen zamanlarda da yazarlar tarafından kullanılmaya devam edilmiştir.

Ezoterizm kavramının geçmişi ise bu durumun aksine çok da eskilere dayanmamaktadır. Bu kavramda ilk olarak 1828 yılında Jacques Matter’ın Antik Çağ Gnostizmi (tanrıyı kabul etme, bilme) üzerine yazdığı eserinde karşılaşılmıştır. Diğer yazarların da bu yeni türeyen sözcüğü kabul edip kullanmaya başlamalarının ardından Ezoterizm, 1852 yılında ilk olarak Fransızca bir sözlükte “içrek bilgi” (gizli bilgi) anlamına gelen sözcük olarak yerini almıştır. Daha sonra Eliphas Lévi’nin büyü konulu etkin kitapları dolayısıyla sözcük, anlamından çoğu kez uzaklaşmıştır. Bu eserlerde Okültizm (kara büyücülük, müphemcilik) sözcüğüne de ilk defa yer verilmiştir. O zamandan bu yana çoğu akım ya da yazarlar, sözcük hakkında kendi tanımlarını kendilerine özgü biçimde yapmışlardır.

Günümüzde Ezoterizm daha farklı olarak algılanmaktadır. Bilinmeyen, sır olarak kalmamalı; herkesin öğrenebileceği, öğrenme gereği duyacağı içrek bilgiler olarak algılanmalıdır.

Günümüzde bu kavramın başka bir genel karşılığı ise; asıl olan, kendine özgü kesin bilgiler ve bu bilgilere ulaşmayı sağlayan farklı yollardır.

Ezoterizm ve ezoterik kavramlarının bilimde iki farklı temel kullanımı vardır. Bu kavramı din bilimi alışılagelmiş tipolojide tanımlar ve belli yollarla dinsel formda karakterize eder. Genellikle, Ezoterizm kavramıyla bağlantılı olan içrek bilgi kavramı din biliminde yer almaktadır. Bir başka, bununla yakın bağıntılı ve Mircea Eliade, Henry Corbin ve Carl Gustav Jung tarafından temsil edilen bir geleneğe göre ise “ezoterik” dinin daha derini “içrek sırlarına” işaret eder, bu nedenle de aynı dinin örneğin sosyal kurumları veya resmi dogmaları gibi “egzoterik” boyutlarından ayrışma görülür. Her iki yaklaşım da her dönemin ve bölgenin çeşitli dinlerinde uygulanabilmektedir. Bu akım veya yönelimlerden ayrı tutulması gereken bir durum ise, özellikle batı kültüründe, belli benzerlikler gösteren ve tarihsel anlamda birbiriyle bağlı belli başlı akımları ezoterik olarak özetlemeye yarayan toplumbilimsel yönelimlerde söz konusu olmaktadır. Bu bağlamda son zamanlarda ortaya çıkan batı Ezoterizm’inden de bahsedilebilir. Ezoterizm tarihi çağlara göre de ayrılmıştır. Bazı yazarlar; Yeniçağ, Ortaçağ ve eski Antik Yunan çağı olarak Ezoterizm felsefesini gruplandırmışlardır. Bu gruplandırılan tanım ve kullanım alanları tamamen aynı olmasa da özde birbiriyle bağlantılıdır. Bunun yeniçağdaki bir örneğini Rönesans içindeki “hermetizm” (kapalılık) akımında görmekteyiz; bir başka tanımla “gizemli/müphem felsefe” diye bilinen bu yönelimde çok geniş anlamıyla Neo-Platoncu bir bağlam söz konusu olmaktadır, içinde ise Simyacılık, Paracelsusculuk, Gül Haçı tarikatçılığı, Hıristiyan Kabala ve teosofi geleneği, İlüminata (Işık) tarikatçılığı ve 19. ile 20.yy.ın New-Age Hareketine kadar sayısız müphemci/gizemci akımı vardır. Daha eski çağların dâhil edilmesi durumunda ise antik Gnostizm ve Hermetizm, Yeni Platoncu metin okumaları ve değişik gizemci “bilimler”in yanı sıra büyücü akımlar da sayılması gerekmektedir. Bunların hepsi, Rönesans döneminde iç içe geçip birbiriyle bir sentez oluşturmuştur. Bu açıdan bakılınca, teolojik bazdaki iki ilkesel yaklaşıma dair önlerde vurgulanan ayrım önemsizleşir, çünkü hem gizli tutma hem de toplumbilimsel araştırmalardaki “içrek yol”un boyutu ezoterik durumlarda görünebilir de, eksik olabilir de..

Ezoterik bilgiye modern bir bakış açısı

Tarihsel planda genel olarak, ‘ezoterik bilgi’ belirli grupların, farmasonlar gibi, dışarıdakilerden (halktan) sakladığı bilgiyi tanımlamakta kullanılmıştır. Son zamanlarda, okült ve mistik öğretilerin halka daha fazla yansıması ile beraber, daha farklı bir ezoterik anlayış önem kazanmıştır; ancak ferasetli ve farkında bir azınlık tarafından anlaşılabilen kompleks ve güç bir tür bilgi. Bu anlayışta, ezoterik bilgi çoğunlukla dışarıya dair bilgilerden farklı ve uzak olan derin, kişinin içinde sakladığı bir tür hikmettir.

Toplam 631 sayfa, 10. sayfa gösteriliyor.« İlk...89101112...203040...Son »